30 yıl mağarada yaşadılar

30 yıl yazları, 15 yıl da yaz-kış sürekli mağarada yaşayan Dudu-Turhan Özçulcu çiftinin 11 çocuğu oldu, birisi doğum sırasında vefat etti. Mağarayı terk ettiklerinde en küçük çocukları 14 yaşındaydı.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

30 yıl yazları, 15 yıl da yaz-kış sürekli mağarada yaşayan Dudu-Turhan Özçulcu çiftinin 11 çocuğu oldu, birisi doğum sırasında vefat etti. Mağarayı terk ettiklerinde en küçük çocukları 14 yaşındaydı.

 

Yıl: 1998. İlimizin ilk ve tek televizyonu Kanal32 ve yerel gazetelerin gündemindeydi mağarada yaşam. Bu çağda mağarada yaşam olabilir miydi? 15 yaşında iken Ağlasun’da Turhan Özçulcu ile evlenen Dudu Özçulcu, tam 45 yıl mağaradaki evlerinin hanımı oldu. 30 yıl kışları Ağlasun’daki evlerinde, yazları da Dere Mahallesi’nde (Andık yolu) buldukları mağarada yaşadılar. Yazları mağarada yaşamalarının nedeni ekmek davası oldu. Ağlasun’daki rızıklarını çıkaracak gelire ulaşamayan Özçulcu ailesi, yazları geçimlerini sağlayacak parayı ancak mağaranın olduğu bölgeden sağlıyorlardı. Odun biçiyorlardı, pekmez toprağı ayıklıyorlardı, şapla otu, kekik otu ve inşaat kumu toplayıp şehirde satıyorlardı. Özçulcu ailesinin bu hayat mücadelesinin içerisinde 11 çocuğu oldu ancak 1’i doğarken öldü. Çocuklardan birisi de yaz sezonuna gelmesi nedeniyle mağaranın önünde otlakta dünyaya geldi. 10 çocuk da mağarada büyüdü. 15 yıl kışları da mağarada yaşayan Özçulcu ailesi, ekmek parası için katlandıkları yaşamı terk ettiklerinde en küçük çocukları 14 yaşında idi. Evlenen çocuklar tek tek mağarayı terk etmişti.
 
MAĞARAYI ÖZLÜYOR AMA HAYAT ARKADAŞI ARTIK YOK
 
2001 yılında Özçulcu ailesi mağara hayatını terk etti. 19 yıldır insanca bir yaşam sürdürebilecekleri evleri var. Ailenin reisi Turhan Özçulcu vefat ettikten sonra Hediye Un Fabrikası yönetimi Dere Mahallesi’nden bir ev satın alıp Dudu Özçulcu’ya hediye etti. Mağarada geçen 45 yıllık hayattan sonra ev ortamında yaşamaya başlayan Dudu Özçulcu için o dönem 19 yıl önce bitmişti. Mağara hayatını ve o ortamı özlüyor ama artık hayat arkadaşı Turhan Özçulcu yoktu, çocukları büyüyüp aileye karışmıştı. O, Hediye Un Fabrikası yönetim ailesinin hediye ettiği mütevazi hayatında tek başına sakin bir hayat sürüyor. Çünkü 10 çocuğu da artık evlenip, aileye karışmıştı. 35 torunu var, torununun çocuğu bile var…
 


45 YILLIK MAĞARA HAYATI
 
Son32, mağaradaki yaşamın tanığı şimdi 74 yaşında olan Dudu Özçulcu’yu Dere Mahallesi’ndeki evinde buldu. Mutlu bir hayatı olduğunu belirten Özçulcu, “Allah razı olsun Hediye Un Fabrikası bize bu evi alıp, hediye etti. Sıcacık evimde yaşıyorum. Çocuklar, gelinler, torunlar gelip-gidiyor. Ağlasun’da 30 yıl kaldık. Kışın orada, yazın mağaradaydık. Yazları yürüyerek gelir, kışa doğru geri dönerdik. Yazın ot biçerdik, kum eliyorduk. İşimiz iyiydi, çok çalıştık. Son 15 yıl kışları Ağlasun’a dönmedik. Kışları da orada kaldık. Bir çocuğumu mağarada doğurdum. Yaz dönemine gelmişti otların içinde doğurdum. Bir çocuğumda doğarken öldü. Mağara hayatını özledik ama özlesek ne yapacağız? Artık duramayız. Beyim öldü, çocuklar büyüdü.  Yaşım 74’e geldi. Muhtarımızdan Allah razı olsun, bizimle yakından ilgileniyor” diye konuştu.
 
HEPSİDE OKULA GİTTİ
 
10 çocuğun sondan birincisi 1987 doğumlu Mahmut Özçulcu da Hediye Un Fabrikası’nda çalışıyor. Mağarada doğduğunu ve 14 yaşına kadar orada büyüdüğünü anlatan Mahmut Özçulcu, “11 kardeşmişiz ama birisi ölmüş. 10 kardeşiz, ben 9 numarayım. Benden sonra bir küçük kardeşim daha var. Ben mağarada doğmuşum. 14 yaşına kadar mağarada yaşadım. Annem ve babam inşaat kumu, pekmez toprağı ayıklardı. Kekik otu, şapla otu, taş kekiği toplar satardık. Ben ve kardeşlerim okudu. Doğancı Mahallesi’ne kadar yürüyerek gelir-giderdik. 8 kardeşimiz ilkokulu ben ve kardeşim ortaokulu bitirdik. Oyuncağımız yoktu. Oyuncak nedir bilmeyiz. Bizim en çok sevdiğimiz oyun yılkı atlarını yakalayıp, kovboyculuk oyunu oynamaktı” dedi.


 
10 KARDEŞİN 35 ÇOCUĞU VAR
 
Anneleri ve 10 kardeşin sürekli irtibat halinde olduklarını, sık sık görüştüklerini anlatan Mahmut Özçulcu, şöyle devam etti:
 
“Ben Hediye Un Fabrikası’nda işçi olarak çalışıyorum. Sağolsunlar bana burada iş verdiler. Abim İbrahim Ağlasun’da çoban. Havva ablam da çobanlık yapıyor. Kardeşlerimin 3’ü çobanlıktan gelir sağlıyor. Orhan abim şeker hastasıydı malulen emekli oldu. Şahin çobanlık yapıyordu. Yoksul olduğu için kullandılar, kandırdılar şimdi hapishanede yatıyor. Mehmet marangozluk yapıyor. Seyyar olarak çalışıyor. Hatice ablam Ağlasun’da evli. Bir kardeşimiz kayıp. 2000’den beri haber alamıyoruz. Mersin Mut’ta olduğunu biliyoruz. Mağara hayatını özlüyoruz. Çocukluk yıllarımızı çok özlüyoruz. Abimler, ablamlar evlendikten sonra gittiler. 5 çocuk kaldık. Hepimiz mağaranın dip tarafında kalırdık. Sobamız vardı. Annem ve babama yer kalmazdı onlar dışa doğru yatabilirdi. Dağdan vahşi atları yakalayıp, oynardık. Tek oyunumuz buydu. 10 kardeşin hepsi evli. 35’e yakın çocuk. Annem torunlarının çocuğunu gördü. Yeğenlerimden evli olanlar, çocuğu olanlar var. Annem 15 yaşında evlenmiş. Ne mutlu ona torununun çocuğunu kucağına aldı.”

19 Oca 2021 - 11:39 - Isparta

ispartamhaber.com son bir ayda 60.627 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Isparta Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Isparta Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Isparta Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Isparta Haber değil haberi geçen ajanstır.